---- Bu hafta Öğretmenler haftasıymış be Deli abi , ben ilkokulu falan ,bitirdim,ortaokuldan da araziye uydum, ama yine de severim öğretmenlerimi ,kafamız kalın olmasa belki daha fazla okur böyle cahil kalmazdık .Ben çok korkardım öğretmenlerimden , öyle tırsaki korkak bir çocuk da değildim ama bizim cüce gibi "Leblebi Ali" adlı öğretmenimden yine de korkardım , herhalde kafasız olduğumuzdan korkardım ,şimdi bile okumuş adamlara kafa tutamam ,dayılanamam , sanki onlara güç veren bir " şey " var ve "o şey "de bende yok sanıyorum , bunu ben de anlayamıyorum ama böyle işte ,
---O neden oluyor biliyor musun “Cahiliz Abi “ kardeş ?
---Neden ?
--- Neden olacak ,O "bir şey bilenler " ,"o bir şey"leri ," bir şey "leri olmayanlara karşı O “bir şey"leri” “çok şeymiş “ gibi anlatıyorlar ; basitleştirme ,sadeleştirme ,sıradanlaştırma, anlaşılır hale getirme diye bir dertleri yok ,o bildiğini sandıkları " şey "leri “mikro iktidar”ları için çok güzel kullanıyorlar ,sonra sen de ulan bu şeyleri ben sittin sene öğrenemem ,bu adamlar acayip akıllı , ben aptalın biriyim ve hep aptal ve cahil kalırım diyorsun ,o çok bilenler de ,O "Cüce" ler de "dev "gibi " cahiller ülkesi" nde racon kesiyorlar ,cahillik onların dertleri değil ,cahillik onların iktidar aracı ,lafı uzatıp da belini getirmeyelim , kısaca “Eğitim Üretim İçindir “demiş Harun Usta ,
----Ne yani tek derdimiz üretmek,çalışmak mı ? be abi ,hep bizim sırtımızdan mı geçecek bunca çuval...
----Ulan üretim dediysek ; sistem için robotların programlanmasının yapılması değil , hem el üretimi , hem de beyin üretimi ,güzel şeylerin üretimi,sanat,edebiyat,resim ,müzik falan diyoruz,
--- Tamam be Deli Abi ,cahil kafamız anladı , yakında da İnşallah en az senin kadar Deli Olurum .
Zenci Baba , Beyaz Anne, Melez Bebek, Şaşkın Türbanlı...
-----Metroya inelim , bütün gün yoruldum basarız AkPili dalarız Sanayi'ye ,
---- Aman abi hava da buz gibi birazda ısınırız
---- Harbiden yazın soğuk kışın da sıcak oluyor , güzel ,
---- Gel otur şu banka boş yer varmış,
---- Aha gelene bak Zeballah be ,
--- Amerikan Basket Ligi'nden çıkmış be hocam , ulan kafayı yukarı çevirdik aşağıya bakmıyoruz , o da ne ? bebek arabası sürüyormuş ,
--- Yanında gelen de karısı herhalde ve beyaz ve de Türk bir bayan ,
----Yanlarına Türbanlı bir bayan ve kızı yanaştı , şaşkın şaşkın gülümsüyorlar ve annesine bir şeyler sorup geri çekildiler ve daha da şaşkın şakın bakıyorlar ,
--- Bebek de aynen Obama kıvamında , babası da , anası da “ mahkeme duvarı” suratları var hesabı,
--- Şaşırıp da soru soranlara kıl oluyorlar herhalde ,
—-Evet öyle dedi İşsiz Kemal “ulan” dedi “46 yaşında tekmeyi yiyen adam nerede iş bulur ,gencecik körpe işçiler varken benim gibi nefesi kokan adamı ne yapsınlar “ “sabah kalkıyorum artık dolaşmadığım fabrika,atölye,dükkan, aklına ne gelirse kalmadı , kendi nefesimin kokusundan da ,çamurlaşmış beynimden de , çoluğumdan da ,çocuğumdan da nefret ediyorum, her şeye ,her kese kanlı düşmanım gibi ziftli gözlerle bakıyorum , senin dediğin gibi her şeye küfür sallıyorum ,biraz rahatlıyorum , öğlen oluyor midem yanmaya başlıyor ,işte o an mideme de kaderime de çok beter küfür ediyorum ama yine çöküyorum ,yine çöküyorum ,teslim oluyorum ,kuzu gibi oluyorum ,eve kendimi atıp ,boş buzdolabına alışkanlık olarak bakıyorum ,poşette asılı bayat ekmeği alıp gazete sarıyorum ,dışarıya çıkıyorum ,ekmek arası havası verilmiş bayat ekmeğe dalıyorum ,tıkanıyorum ,yakalandığım hıçkırık beni ,cami avlusuna kadar sürüklüyor abdest alınacak yerde suyumu içip ,devan ediyorum ekmeğin nişastalı tükürük püresini mideye indirmeye …”
—-Sen buna ne diyebildin ?
—-Ne diyeceğim ,hoş geldin kardeş dedim…
—-Her özet Ya da kısa yazı faşizmmiş ,öyle demiş Heidegger Amca ,yine de bizim faşizmimiz bu kadar olsun kısa keselim ,dua etsinler slogan gibi üç cümle kurup işkence yapmıyoruz..
— Uzatalım o zaman Faşist Deliye çıkmasın adımız
—S.ktir yaa ,senden Faşist olsa ,insanlık harbi kurtulur…
—-Evet öyle dedi İşsiz Kemal “ulan” dedi “46 yaşında tekmeyi yiyen adam nerede iş bulur ,gencecik körpe işçiler varken benim gibi nefesi kokan adamı ne yapsınlar “ “sabah kalkıyorum artık dolaşmadığım fabrika,atölye,dükkan, aklına ne gelirse kalmadı , kendi nefesimin kokusundan da ,çamurlaşmış beynimden de , çoluğumdan da ,çocuğumdan da nefret ediyorum, her şeye ,her kese kanlı düşmanım gibi ziftli gözlerle bakıyorum , senin dediğin gibi her şeye küfür sallıyorum ,biraz rahatlıyorum , öğlen oluyor midem yanmaya başlıyor ,işte o an mideme de kaderime de çok beter küfür ediyorum ama yine çöküyorum ,yine çöküyorum ,teslim oluyorum ,kuzu gibi oluyorum ,eve kendimi atıp ,boş buzdolabına alışkanlık olarak bakıyorum ,poşette asılı bayat ekmeği alıp gazete sarıyorum ,dışarıya çıkıyorum ,ekmek arası havası verilmiş bayat ekmeğe dalıyorum ,tıkanıyorum ,yakalandığım hıçkırık beni ,cami avlusuna kadar sürüklüyor abdest alınacak yerde suyumu içip ,devan ediyorum ekmeğin nişastalı tükürük püresini mideye indirmeye …”
—-Sen buna ne diyebildin ?
—-Ne diyeceğim ,hoş geldin kardeş dedim…
—-Her özet Ya da kısa yazı faşizmmiş ,öyle demiş Heidegger Amca ,yine de bizim faşizmimiz bu kadar olsun kısa keselim ,dua etsinler slogan gibi üç cümle kurup işkence yapmıyoruz..
— Uzatalım o zaman Faşist Deliye çıkmasın adımız
—S.ktir yaa ,senden Faşist olsa ,insanlık harbi kurtulur…
Kaybetsen de ,düşsen de bas küfürü rahatla , Ya da ; “Sana laleler aldım çiçek pasajından”
----Aynen usta Amerikan filmlerindeki gibi adamlar ota boka her şeye kadın erkek küfür ediyor
--- Herhalde kardeş ,küfür etme ,karşı olma ,kabullenmeme ,itiraz etme , tehdit,hesap soracak olma ,gibi onlarca sebebi olan bir nevi psikolojik ilaç sayılabilir
---Usta bizde küfür etme yerine sabır etme var ,Allah'a havale etme var
---Adam tırsmış kardeşim , küfür etme savaş etmenin Ya da edeceğinin ilanı ,kim savaşacak ? Nerede o mangal nerede o üzerine koyacak yürek ,bas küfürü gitsin ,yoksa sana basacaklar bidon misali turşuyu
----Basarlar usta basarlar bunlar ancak bidona turşu basarlar ,var mı başka memleketlerde bu kadar çok turşu basma işi ,sonra kalbim tekledi ,tansiyonum fırladı ,
----Bunların fırlasa fırlasa tansiyonu fırlar ,alır “Enapril”i rahatlar ,neyse bizim Enaprilimz hokkalı bir küfürdür , Sinyalci Murat'ı gördün mü ?
----”Var mısın Emrah” ile çıktılar İstiklal'e gidiyoruz falan diyordular ,
----Akşama nevale yapsınlar da kar öncesi parkta diplerde , karanlıklarda dalalım kara muhabbetlere,
---- Bu”Var mısın Emrah “da aylarca Tv de çıktı dikildi ,sıra ona geldi garibim malı götürecek dedik 10 YTL alıp geldi
----He ya , garibim 3 ay evden çıkmadı , Ulan giydiği elbiseleri bile geri almış adiler
----Alırlar Usta alırlar bunlar üste para ile alırlar,
--- "Sana sarı laleler aldım çiçek pasajından" ,
---"Pasaj" değil ulan" pazar"
----Nereden çıktı şimdi bu "lale " işi ?
----Gece sızmışım tv de açık kalmış, bir ara acayip susamışım kalktım bir baktım bu "lale" şarkıcısı tv de bir tombul çocuğa" milletin karsına bakacağına kendi karının değerini bil" falan mealinde laflar ediyordu , bu tombul yanaklı çocuk da bir yamuldu ,bir yamuldu ,nerede ise "bokunu yiyim ağbi " ayaklarında , ulan dedim "laleciler" bile racon kesiyor bu alemde ,
----Sonra ne yaptın ? Ne yapacağım ulan lale , bastım küfürü ,içtim musluk suyunu yattım rüyaya...
---- Cahiliz abi ,sen ne zamandır buralarda takılıyorsun ,”Deli Yazar “ falan diyorlar ,sana bir şeyler sorayım ,biz cahiliz abi
---- sor kardeş ,kafamızda olandan sana da veririz
---- abi “Atatürk yalnız mıydı, içki içer miydi?
---- nasıl bir soru ulan bu ,sen de harbiden cahilmişsin, Yalnız mıydı dersen sanmam ama hepimiz yalnızız ve yalnızlık güzeldir be ,şimdi burada bütün gün laflıyoruz ,acayip sosyaliz yani ; çevre dolu ,ama ben harbiden dibine kadar yalnızım ,şartlar olsun sonsuza kadar da yalnız kalırım
----yalnızlık Allah'a mahsustur derler abi
----tamam işte onun için olmuyor ya
----yalnız değildi yani
----değildi tabi kardeşim istese de yalnız olamaz zaten ,bu millet onu yalnız bırakır mı ?
----doğru be abi ,içki durumu ?
----içermiş tabi kardeşim sen içmiyor musun ?
----yok be abi ,biz ancak çay demleyip çay içeriz
----tamam işte ,çayı çok mu seviyorsun da içiyorsun ?
----sabah kahvaltı da iyidir
----kahvaltı tamam da ,akşam ne iş ?
----yine demleriz ,içki pahalı be abi ,bir de ayarımız bozuluyor ,hani olmayacak sorular aklıma takılıyor ,bir de doyamıyorum sapıtıyorum be abi
----anladık kardeş aynen hepimiz aynıyız ,senin cahilliğin ile alakalı değil ,yani Atatürk içerdi vede afiyet şeker olsun ona
----Deli abi Baykal çarşaflılara rozet takmış ,biz gitsek sen cahilsin önce ilk okul diploması al kardeş derler ,ben demi çarşafla gideyim ,şu sıralar da kayıt devam ediyor mu ,bizim karıyı çarşaflayıp yollayayım partiye
----yolla bakalım ,alacaklar mı ?
----yok be abi bizim derdimiz bir iş bulup işe girmek be ,cahili be abi
----boş ver sen çarşafa dolananları ,ben parka gidiyorum ,Yaşar da orada, iddia'dan elli kağıt kapmış yine ezelim şu elli kağıdı
----kaleci Yaşar abim mi ?
----ne kalecisi ulan , O Luna Park kalecisi
----olsun be abi az sigarsını almadım onun
----bu lodos kara yele döner mi abi?
----bana ne ulan kara yelden ,ben sürekli lodosum ,kara yel olsa ne olur ,
" Tüm bunlardan sonra ,çıkıp da baş sağlığı dilemek ve yola devam etmek ,nasıl bir midedir hiç anlayamadım ,ot yemesi gerekenlerin et yediği bu dünyada ,"elbet bir gün" demek kadar da anlamsız kelime yoktur , şimdi bilemem ama yarın herkes bilecek ve çok şaşıracak...
---- gelinen nokta ; ki , son nokta demiyorum , gelinen nokta; rezalet noktası ,artık her şey sıradan ,standart insanlar için bile rezalet , rezalet ve utanç artık sıradanlaştı ,
---- nasıl yani be Deli ?
---- Nasıl olacak ,en yakın ve en sevdiğin insanları bile kandırdığın,yalan söylediğin ve bunu neredeyse sıkılmadan yaptığın bir dönem , parasız ve işsiz kalan adamın mecburen yapacağı ve sonrada bunu normale bindirerek yapacağı,daha da abartacağı bir döneme girmiş bulunmaktayız ,
---- borç falan alırken doğru söyleyen ama geri ödeme durumunda yalana başlayanın, borç ararken de daha ağır gerekçeler söylemeye yani ;yalanlar söyleyemeye başladığı bir dönem,
----daha da ağır gerekçeler ,daha da ağır gerçekler haline geldiği bir dönem , insanlar yalan gerekçelerin nasıl gerçek gerekçeler olacağını göreceği bir dönem
----yani söylemek zorunda kaldıkları yalanların gerçek olmaya başladığı bir dönem
---- yani karımı doktora götüreceğim para lazım diye yalan söylerken bunun artık doğru olduğu ve bunun bile gerçek bile olsa etkisiz kaldığı bir dönem
----zorunda kalmanın rezalete dönüştüğü , rezil durumların daha da rezil durumları tetiklediği bir dönemdeyiz yani ; rezalet perdesindeyiz,
--- rezalet perdesini devanı hangi perde olacak ?
----bundan sonraki perde ; cinnet perdesi olacak ,işte o perde ile son perdeye daha da yaklaşacağız
----yani anormalin , mevcut normalin yerini aldığı dönemdeyiz ve bunu daha da anormalin normal olacağı dönem takip edecek diyorsun ,
----aynen öyle be Deli...devam etmeyelim benim mideme vuruyor ,midem yanıyor
---Dün kahvede Fener maçını seyrediyoruz ,adamlarda bir kaleci var aynen “Lunapark kalecisi “...
---nasıl yani ?
---nasıl olacak ? Çocukken Lunaparklarda 5 atış yirmi beş hesabı 3 gol atana 1 Malboro verirlerdi,oradaki kaleciler sadece topu kaleye sokmamak için yumruk, tokat dışarı vururlardı ,yani topa vurup ta sana gelse sen bunu aynen tekrar vuramazsın, yani kaleci için önemli olan topu kale dışına vurmak , ama gerçek kaleci topa öyle kafasına göre vuramaz , vurursa ; aynen, topu Lugano kafayla boş ağlara yollar ...
---Ama bizde , hepimiz aynen topa sadece vurur uzaklaştırırız ,s orunlar aynen o saniye gider ama geriye dönüşü kol gibi olur ...
----gol gibi demek istedin herhalde ?!
----tabi , tabi gol gibi ..
İkinci Mavra ; Koşar bunlar ;
----sanki bedava ekmek dağıtıyorlarmış gibi koşarlar ve güzel olan, iyi olanı saralar ve sen o güzele,o iyiye yaklaşamazsın,bunlar kabuk olurlar çekirdeği bırak görmeyi varlığını bile bilemezsin
----ne diyorsun yine ?
----adam ceviz kıracağı satıyor , günlerdir geçerken görüyorum ,”tak ,taak “ vuruyor ,her akşam aynı yerde vuruyor” tak , taak “,aklıma takıldı ,yani sen istediğin kadar kabuk ol ,fark etmez 2 milyonluk alet, traakdiye kırar o kabuğu,
----sen de kargalar gibi yere vurarak ceviz kıranlardansın ,
----aynen öyle , geçen gün karganın teki çatıdan küüt cevizi attı ,hem de arabanın önüne hem yere vurdurdu kırdı ,hemde arabaya ezdirdi ,yukardan seyretti ve aynen kaptı gitti ,karga deyip geçme ,hepimiz fani(şapkalı a ) , kargalar baki (şapkalı a )
---akbabalar da cani (şapkalı a )
---yok be kardeş sen leş olursan ,akbabanın ne günahı var...
---Hadi bakalım, Tele-Pazar'a çevirdin ortamı ,aslında eskilere götürdün beni ,az mı Fabrika önünde ağaç olmuştuk ,hatırlıyormusun , hem yoldaşlardan saklan, hem de babasına yakalanmama durumları.... ---"Bacı "derdik be Deli,biz onlara başka gözle bakmazdık ,demek sen başka gözle de bakıyormuşsun , ---Ne ulan şimdi bize nerdeyse Halk mahkemesi kuracaksın , gönül ulan bu ferman falan tanımaz ----yürü ulan yozlaşmış Deli ---- hadi ulan Dinazor MAhmut ...
----Ben bilmem ben yazar geçerim ,beynim kafatasımı patlatınca ne olur bilemem
----taman be Deli ,beynin kafatasını patlatmasın “tüp bebek hesabı ,tüp beyin de “yaparlar ,işte o zaman beynin patlasın ,şimdi salla gitsin
----sallıyoruz zaten ve bunu bir sabır yöntemi olarak yapıyoruz , yoksa gerçek Deli olmak ince bir sigorta telinin kopması kadar basit ,sallamak ve mavra yapmak sadece ve sadece beyin soğutma olayıdır
----beyin soğutma işini uzun konuşalım bir ara
----Boşver gitsin uzun yazı ,uzun konuşma hararet yapar ve o ince tel ansızın kopabilir ,kısa daima kısa ....
--Dünyada olan her önemli olayda ,benzerlik Ya da farklılıkları ile Türkiye'yi kıyaslamak nasıl Bir şey ?
---onlar da böyle, bizde böyle,Obama böyle , bizdeki böyle , orada siyah biri başkan oldu , bizde esmer biri başbakan olur mu ? değişim orada başladı , bizde de olur mu ?
--- Ya da orada bu adam seçildi ,ama bu adam Ermeni tasarısını desteklermiş ve bu Türkiye için en önemli sorundur aman ha !
---Ya da bu adam Ermeni yasasına karşı idi yazık seçilmedi , ama seçilen adamda o koltuğa oturunca aynı düşünmez , yani ; yeter ki “Ermeni tasarısına karşı ol” gerisi dert değil ...
--- Ya da” pompalı tüfekli adam sabırlı ol” bekle demek ,Ya da”bunların 2 senelik zulası var” demek..
----Bizim mahallenin muhtarı Mustafa Yaşar kahvede oturmuş kalın harflerle , ”Mustafa filmine gittim , çok hoşuma gitti , bana da çocukken Mustafa derlerdi ,Mustafa Yaşar demezlerdi “ diye konuşurken Emekli Rıza amca da “ ulan sana ne Mustafa demesi sana herkes” Musti” derdi , biz de senin filmini yapsak ismini “Musti” koyardık “ , kenarda oturan Kamil 'de “ senin de ilkokulda öğretmeninin adı da Mustafa mıydı “
---- tamam Ulan Deli, o muhabbet ince muhabbet, biz ak derken mok deriz , al başına belayı
----Aynen Ulan Yılmaz, biz de sana çocukken “ Yıldo “ derdik
Son yorumlar
@*dtcomment*@@*titolopost*@
@*nome*@