Merhaba, ben sokaklarda
Profilime bak


Aralık 2008

SMTWTFS
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31

Tag

Syndicate content

My Dada'ya ekle

My Dada'ya ekle

İçeriklerini paylaş

De.licio.us

-- Çirkinlik bizim zırhımızdır ...

-- Yaptığımız salaklığın %90 bize ait ama %10 da çok beter be kardeş..

-- Halkçı baba....

-- Burada anlatılanlar neredeyse gerçek...

-- Kuzeye gidelim be kardeş..

 

--- Ne o ? yukarıda bi dolu başlık atmışsın ?

--- Kafamda çakan mevzuları unutmayayım diye yazmıştım, bak bakalım ne diyorsun ?

--- Benim kafama, kafadan hepsi çivi gibi girdi ama sen ne diyorsun esas sen anlat

---”Çirkinlik bizim zırhımızdır” mevzusu; aslında en son yazacağım mevzuydu ama artık zaman bu zamandır yazmalı söylemeli

--- Nasıl yani ?

--- Nasıl olacak kardeş;  biliyorsun biz zamanında bayağı baş öğretmen gibi her şeye ideal bakan,  önümüze gelen her kese günlerce bir cümleyi anlatan,  umutları yakın ve yoğun olan ve şimdi bakınca salağın önde gideni bir vatandaştık,  şimdi ne yani diyeceksin ve bende fazla uzatmadan damıtılmış olarak diyorum ki;  artık kimse bizden eski uzun muhabbetleri, ”bir çiçek, bin çiçek “  olaylarını beklemesin,  bizim genlerimizde artık küskünlük ve yalnızlık var bunda da  %90 bizim payımız var ama  %10 da bizi buz adam yaptı ,

----Nasıl yani?  Çirkinlik bizim nasıl zırhımız olur ?

----Olur, olur;  buradaki çirkinlik;  aynen Amerikan filmlerinde adam mapusa düşer de bütün vücuduna tamamen dövme yapar, her yanını çirkinleştirir de sapıklar sulanmasın,  saldırmasın ayaklarına yatar ya,  işte biz de bu anlamda kendimizi çamura buluyoruz, çirkine ,deliye yatıyoruz, artık bizden güzel çiçekler beklemeyin diyoruz, cazip değil anti-cazip ve çamur oluyoruz,  hani kız istemeye gelirler ve kızında sevdiği başka bir delikanlı vardır, işte o kız, yaptığı o güzel kahveye tükürür ya, aynı olay budur.

----Aklıma bir hikaye geldi;  zamanında AlemDağ CezaEvin'de yatan bir arkadaş vardı o arkadaş beş yıldızlı bir otelin Aşçıbaşılığını yaparmış ve bir gün yanındaki aşçılardan birini yaptıkları çorbaya işerken yakalamış, " Ulan ne yapıyorsun güzelim çorbanın içine ettin ", dediğinde yakalanan aşçı “abi biz en güzel şeyleri bu zenginlere istemeden de olsa yapıyoruz acayip sinir oluyorum, yanlış ama içimden geldi yaptım “ demiş

----Benim anlattığım da aslın da tam da bu ve en güzel yıllar ,en güzel ürünler verildi ,ve şimdi de o en güzel şeyler mundar edildi ve şimdi gel de güzel ol ,gel de güzel şeyler üret , o güzel şeylerin bedeli olarak bir ton ağır bedel öde, bir ton damga ye , ve salakların dünyasında salak damgası ye ,işte bu yüzden tam da bu yüzden en güzel şeyleri en berbat çamurlara bulayarak koruyacağız , ve bıçak gerçekten kemiğe dayanırsa , bataklıktan çıkar gibi çıkacağız Ya da o bataklıkta biz de çürüyeceğiz ,gelecek de en azından fosilimiz kalacak

----Çok ağır olmadı mı Deli Özkan ?

--- Yok be ne ağır olacak, ağır sa da bana ağır ,çamursa da bana çamur. O değil de, sana yakında yukarda yazdığım” Halkçı Babayı” da anlatacağım

--- Evet , O da kim be Deli ?

--- "Halkçı Baba" aslında hepimizin geçmişi;  O" Halkçı Baba" ;bir Halk sevdalısı iken, bizim yalandan deliliğimizin gerçeğini yaşayan gerçek bir halk anti-Kahramanı , O  33  yıldır Karadeniz'in ormanlarından  her gün Köylüye, Halkına sevabına ağaç, odun taşıyor,  artık  O adama çocukları bile salak, hatta Deli gözüyle bakıyor,  O adam da zamanında Halk aşkını o kadar abartmış ve  o kadar;  ölümü göze aldığı insanlar tarafından kullanılmış ki, şimdi ona dalga geçer gibi ”Halkçı Baba ” diyorlar,  ve yalnız kadınlarla, çocuklar onu çok seviyor,acıyor,

----Harbiden var mı böyle biri ?

----Burada anlatılanlar;  neredeyse gerçek be kardeş , diyorum ve  ekliyorum; ne Doğuya, ne Batıya, ne de Güneye ,biz Kuzeye gidelim kuzeye ,

--- Kuzeyi falan bilmem ama sen bu yazıyı Bloglarsan, daha buralara uzun süre uğrama, Kurban eti seni bozmuş...

Yavaşlat şu zamanı be, Cahil Ali 

 

 

---- Ne diyorsun yine Deli iki gün sonra bayram sana da et bulup getiririm ,

---- Sanal kurban etlerimi ?

----Kredi kartı kurbanı bunlar

----Kart kurnaları ,sanal kurban falan tanımam ,biz burada harbi etyemez Mahmut olduk ,her gün ; iç çorbayı, ye makarnayı, ne olacak bunun sonu, hafızam bile kalmadı, daha kırk yıllık arkadaşların adlarını unutuyorum ,lafı dolaştıra dolaştıra bir hal oluyorum, yine de hatırlamıyorum, hiç alakasız zamanda hatırlıyorum ,Allah'tan buraya yazıyorum da, yazdıklarıma bakıp yazdıklarımı hatırlıyorum, harbiden Allah Google'den razı olsun, ne unutursam unutayım, olayı yazıyorum ismini hatırlıyorum ,

----Tamam Deli Usta sen kafanı fazla yorma Ben Bağcılar civarına dalıyorum aynen seni kavurma delisi yapacağım, ama sakın bu etle şarap falan içme,

----Ne şarabı kardeşim o işler Lale devrinde kaldı, kahretsin ki Rize'nin çayına kaldık

----Neyse panik yapma, zamanı yavaşlatalım, nasılsa kıyamet yakın, son dönemlerini yaşayan Dinazorlar gibi bu Alemde son dönemlerini yaşıyor, biz bekleyelim kenarda, sadaka ,madaka, Aş evi , falan olayları, bu Millet nasılsa olayı kabullenmiş, Alem batsa bu Millet, bir kepçe pilavla nasıl olsa yaşarım diyor, onun için yavaşlayalım, zamanı yumuşatalım, göreceğimizi görelim

----Nasıl yavaşlatacağız be Deli ?

----Sen benim dediklerimi boş ver şimdi, hızlı ol , sen hızlı ol, Ben yavaşlatırım zamanı, topu göğsümde yumuşatır,gereken yere pası bırakırım,

----Usta be, sen var ya küçük bir kasabaya git, aynen orada yavaş yavaş yaşlanırsın

----Oralar bizi bozar,Oralarda biz yalnızlık nimetini kaybederiz,Buralarda günlerce yok olurum kimsenin ruhu duymaz, beş gün sonra nerede ulan bu Deli derler, oralarda bir saat bile arazi olamazsın yanında, yakınında her zaman bir “Dost “bulunur ve ben o kadar yakın, O kadar göğüs göğüse hayatı sevmem, “emniyet mesafesi” her zaman olacak, aman ha

---- Tamam Usta Sen bana uç diyorsun ,

----Uç ...

  HAYIRLI  Bayramlar...

Kara Kargalar ! Kara Çarşafı savunmak size mi kaldı ...

---Uzun zamandır ,yazmayayım falan diyorum ,hani tam savunmasak da evhen i şer hesabı Chp ye yakın dururduk falan ama şimdi bu oldu mu , bu karafatmaları savunmak sana mı kaldı

---Usta ,sen şimdi bu türban falan olaylarına ne diyorsun ?

---Ne diyeceğim kardeşim , bu işler benim için esas konuların ardındaki abartılı muhabbetler, olay her zaman sınıfsaldır ,sömürü çarşaflı,türbanlı falan tanımıyor dibine kadar sömürü var ve sen gelmişsin kıyafet olayını öne koyuyorsun , kadın kapanırsa kapanır ,açılırsa açılır ,önemli olan haksızlığın,sömürünün, işkencenin,karşısında nasıl duruyor ,gerisi zaten yöresel ,ailesel,mahallesel olarak çözülür, türbanı da siyasal simge olarak kullanıyorsa ,o sorunda devletin sorunu beni bağlamaz ,ama bana egemen sınıfların tetikçisi olarak gelirse ,o da benim düşmanım olur ,yoksa kıyafeti benim için kendi kıyafet balosunun aksesuarıdır , bu işi abartmaları ,uzatmaları da ,işin ballı bir yanının olduğunu da gösteriyor , tamamen serbest olsa , sanki o işin sektörü tek başına o böreği yeme ayrıcalığını da kaptıracak ,iş tamamen SultanhamamMerter sektörü olacak ,yani bırakın bu işi Fatih tesettür piyasası ile Merter piyasası çözsün ,sana ne kardeşim ,sen işçinin, sömürülenin uzağında dur ,çarşaflı insanlara sarıl ve kitle partisi oldum de,

----Şimdi bunlar ak güvercin idi ,Kara Karga mı oldular ?

----Aynen Kara Karga oldular ve bu blog da ve bizim muhabbetlerimizde bunlara Kara Karga diyeceğim

----Kargalar uzun yaşarmış ama usta,

----Uzun ama boktan bir hayat yaşarlar,

----Ağır olmadı mı be Usta ?

----Kara ve derin çukura kendileri daldı ,orada hazine var sanıyorlar ,onlar oradan çırak olarak çıkarlar ,o çukurun eskileri bunları orada şamar oğlanına çevir , kendileri bile anlamaz ,çok ama çok yıkanırlar o kokuyu İstanbul'un bütün Hamamcıları bile çıkaramaz
----Öyle deme Usta , O Keseciler var ya adamı pamuk gibi yapar

----Her pamuk mis kokulu olmaz ama , Pamuk mu daha ağır Demir mi ?

----Ne ?

----Zııt Karaköy

----Ne?

---Şimdi bana bütün köyleri saydırma , oradan kap iki çay gel...

 

Gazete kağıdına sarılmış kutu bira ,

---- Bakkal mı sardı o biraları öyle ?, ulan ne bu kardeşim Memlekette neredeyse kundaktaki bebelere sulanacak sapıklar türedi ,bizim iki biramız mı size battı da sarıyorsunuz ,yırt ulan gazeteleri ,rakı bile alsan gazeteye sardırma ,ne yani utanılacak bir şey mi yapıyoruz...

----Böyle deme abi mahallede sarmadan içeni görmedim ben ,

----Bırak ulan sen de , biz biliriz eskiyi de yeniyi de , eskiden usulünde, adabında içilirdi kimsede birayı falan gazeteye sarmazdı , hem o zamanlar harbiden , meyhaneye , birahaneye gidilir ortamında içilirdi , şimdi oralara gidecek durum olmadığından liseli gençler gibi parklarda içiliyor ve açık ortamda sanki ayıpmış , günahmış gibi saklayarak, sararak içiyorlar ,

----Abi birde %47 durumu var , adamlar hem kapılarına kadar kömür servisi yapıyor bir de onların gıcık olduğu işi açıkça mı yapsınlar,

----Git ulan cahil sen de nereden nereye çektin örtülü bira işini , adamlar “iç kardeşim , iç tamam amma örterek iç” mi diyor ?

----Tabi abi bütün olay örtmek , örteceksin , saracaksın, kapatacaksın , “ tertemiz örtülü hayat ,oh ne rahat “ diyeceksin,

---- Valla benim fazla kafam çalışmaz , zaten kafam da iyi ama bildiğim bir şey var her örtü, her perde, açılmak için vardır ,açılmak da normaldir diyelim, ama açma şekli de önemli...

----En iyisi nedir ?

----Ben bilmem en iyisini , ben içerim en iyisini ...

 Deli Yazar ve Cahiliz Abi


Saksının yanındaki bir Bardak Suyun Çiçeğe olan aşkı ...

----Yada Saksının Bardağa olan gıcıklığı

----Tut şu Su'yu içinde dökme o Su'yu Çiçeğimin üzerine durumu

----Saksı var Bardak var , Çiçek ve Su onlar yüzünden ayrılar

----Kırılsın Saksılar , Bardaklar ,Çiçekler Suya , Su Çiçeğe kavuşsun haykırışı

----Ustalar ne bu Saksı muhabbeti ?

----Bizim mor menekşe var ya masada duran ,o menekşe kurumuş ve yanında bir Bardak Su duruyor bu Deli , bu sıyrık şimdi bunun felsefesini bize yapıyor

----Kırılsın o zaman Saksılar ,Bardaklar , kurumasın Menekşeler,yaşasın Çiçeğin Suya aşkı .


 Deli Yazar ve Cahiliz Abi


Eğitim Üretim içindir”

---- Bu hafta Öğretmenler haftasıymış be Deli abi , ben ilkokulu falan ,bitirdim,ortaokuldan da  araziye uydum, ama yine de severim öğretmenlerimi ,kafamız kalın olmasa belki daha fazla okur böyle cahil kalmazdık .Ben çok korkardım öğretmenlerimden , öyle tırsaki korkak bir çocuk da değildim ama bizim cüce gibi "Leblebi Ali" adlı öğretmenimden yine de korkardım , herhalde kafasız olduğumuzdan korkardım ,şimdi bile okumuş adamlara kafa tutamam ,dayılanamam ,  sanki onlara güç veren bir " şey " var ve "o şey "de bende yok sanıyorum , bunu ben de anlayamıyorum ama böyle işte ,

---O neden oluyor biliyor musun “Cahiliz Abi “ kardeş ?

---Neden ?

--- Neden olacak ,O "bir şey bilenler " ,"o bir şey"leri ," bir şey "leri olmayanlara karşı O “bir şey"leri”  “çok şeymiş “ gibi anlatıyorlar ; basitleştirme ,sadeleştirme ,sıradanlaştırma, anlaşılır hale getirme diye bir dertleri yok ,o bildiğini sandıkları " şey "leri “mikro iktidar”ları için çok güzel kullanıyorlar ,sonra sen de ulan bu şeyleri ben sittin sene öğrenemem ,bu adamlar acayip akıllı , ben aptalın biriyim ve hep aptal ve cahil kalırım diyorsun ,o çok bilenler de ,O "Cüce" ler de "dev "gibi  " cahiller ülkesi" nde racon kesiyorlar ,cahillik onların dertleri değil ,cahillik onların iktidar aracı ,lafı uzatıp da belini getirmeyelim , kısaca “Eğitim Üretim İçindir “demiş Harun Usta ,

----Ne yani tek derdimiz üretmek,çalışmak mı ? be abi ,hep bizim sırtımızdan mı geçecek bunca çuval...

----Ulan üretim dediysek ;  sistem için robotların programlanmasının yapılması  değil , hem el üretimi , hem de beyin üretimi ,güzel şeylerin üretimi,sanat,edebiyat,resim ,müzik falan diyoruz,

--- Tamam be  Deli Abi  ,cahil kafamız anladı , yakında da İnşallah en az senin kadar Deli Olurum .

----"akıllı " olma da , ne olursan ol ...

   Deli Yazar ve Cahiliz Abi


Zenci Baba , Beyaz Anne, Melez Bebek, Şaşkın Türbanlı...

 

-----Metroya inelim , bütün gün yoruldum basarız AkPili dalarız Sanayi'ye ,

---- Aman abi hava da buz gibi birazda ısınırız

---- Harbiden yazın soğuk kışın da sıcak oluyor , güzel ,

---- Gel otur şu banka boş yer varmış,

---- Aha gelene bak Zeballah be ,

--- Amerikan Basket Ligi'nden çıkmış be hocam , ulan kafayı yukarı çevirdik aşağıya bakmıyoruz , o da ne ? bebek arabası sürüyormuş ,

--- Yanında gelen de karısı herhalde ve beyaz ve de Türk bir bayan ,

----Yanlarına Türbanlı bir bayan ve kızı yanaştı , şaşkın şaşkın gülümsüyorlar ve annesine bir şeyler sorup geri çekildiler ve daha da şaşkın şakın bakıyorlar ,

--- Bebek de aynen Obama kıvamında , babası da , anası da “ mahkeme duvarı” suratları var hesabı,

--- Şaşırıp da soru soranlara kıl oluyorlar herhalde ,

--- Herhalde

 

 

Kendi nefesimin kokusundan nefret ediyorum”

—-Evet öyle dedi İşsiz Kemal “ulan” dedi “46 yaşında tekmeyi yiyen adam nerede iş bulur ,gencecik körpe işçiler varken benim gibi nefesi kokan adamı ne yapsınlar “ “sabah kalkıyorum artık dolaşmadığım fabrika,atölye,dükkan, aklına ne gelirse kalmadı , kendi nefesimin kokusundan da ,çamurlaşmış beynimden de , çoluğumdan da ,çocuğumdan da nefret ediyorum, her şeye ,her kese kanlı düşmanım gibi ziftli gözlerle bakıyorum , senin dediğin gibi her şeye küfür sallıyorum ,biraz rahatlıyorum , öğlen oluyor midem yanmaya başlıyor ,işte o an mideme de kaderime de çok beter küfür ediyorum ama yine çöküyorum ,yine çöküyorum ,teslim oluyorum ,kuzu gibi oluyorum ,eve kendimi atıp ,boş buzdolabına alışkanlık olarak bakıyorum ,poşette asılı bayat ekmeği alıp gazete sarıyorum ,dışarıya çıkıyorum ,ekmek arası havası verilmiş bayat ekmeğe dalıyorum ,tıkanıyorum ,yakalandığım hıçkırık beni ,cami avlusuna kadar sürüklüyor abdest alınacak yerde suyumu içip ,devan ediyorum ekmeğin nişastalı tükürük püresini mideye indirmeye …”

—-Sen buna ne diyebildin ?

—-Ne diyeceğim ,hoş geldin kardeş dedim…

—-Her özet Ya da kısa yazı faşizmmiş ,öyle demiş Heidegger Amca ,yine de bizim faşizmimiz bu kadar olsun kısa keselim ,dua etsinler slogan gibi üç cümle kurup işkence yapmıyoruz..

— Uzatalım o zaman Faşist Deliye çıkmasın adımız

—S.ktir yaa ,senden Faşist olsa ,insanlık harbi kurtulur…

Deli Yazar ve Cahiliz Abi

Kendi nefesimin kokusundan nefret ediyorum”

—-Evet öyle dedi İşsiz Kemal “ulan” dedi “46 yaşında tekmeyi yiyen adam nerede iş bulur ,gencecik körpe işçiler varken benim gibi nefesi kokan adamı ne yapsınlar “ “sabah kalkıyorum artık dolaşmadığım fabrika,atölye,dükkan, aklına ne gelirse kalmadı , kendi nefesimin kokusundan da ,çamurlaşmış beynimden de , çoluğumdan da ,çocuğumdan da nefret ediyorum, her şeye ,her kese kanlı düşmanım gibi ziftli gözlerle bakıyorum , senin dediğin gibi her şeye küfür sallıyorum ,biraz rahatlıyorum , öğlen oluyor midem yanmaya başlıyor ,işte o an mideme de kaderime de çok beter küfür ediyorum ama yine çöküyorum ,yine çöküyorum ,teslim oluyorum ,kuzu gibi oluyorum ,eve kendimi atıp ,boş buzdolabına alışkanlık olarak bakıyorum ,poşette asılı bayat ekmeği alıp gazete sarıyorum ,dışarıya çıkıyorum ,ekmek arası havası verilmiş bayat ekmeğe dalıyorum ,tıkanıyorum ,yakalandığım hıçkırık beni ,cami avlusuna kadar sürüklüyor abdest alınacak yerde suyumu içip ,devan ediyorum ekmeğin nişastalı tükürük püresini mideye indirmeye …”

—-Sen buna ne diyebildin ?

—-Ne diyeceğim ,hoş geldin kardeş dedim…

—-Her özet Ya da kısa yazı faşizmmiş ,öyle demiş Heidegger Amca ,yine de bizim faşizmimiz bu kadar olsun kısa keselim ,dua etsinler slogan gibi üç cümle kurup işkence yapmıyoruz..

— Uzatalım o zaman Faşist Deliye çıkmasın adımız

—S.ktir yaa ,senden Faşist olsa ,insanlık harbi kurtulur…

Deli Yazar ve Cahiliz Abi

Sokaklarda;  afiş,billboard,duvar yazıları,sloganlar...









Kaybetsen de ,düşsen de bas küfürü rahatla , Ya da ; “Sana laleler aldım çiçek pasajından”

 

----Aynen usta Amerikan filmlerindeki gibi adamlar ota boka her şeye kadın erkek küfür ediyor

--- Herhalde kardeş ,küfür etme ,karşı olma ,kabullenmeme ,itiraz etme , tehdit,hesap soracak olma ,gibi onlarca sebebi olan bir nevi psikolojik ilaç sayılabilir

---Usta bizde küfür etme yerine sabır etme var ,Allah'a havale etme var

---Adam tırsmış kardeşim , küfür etme savaş etmenin Ya da edeceğinin ilanı ,kim savaşacak ? Nerede o mangal nerede o üzerine koyacak yürek ,bas küfürü gitsin ,yoksa sana basacaklar bidon misali turşuyu

----Basarlar usta basarlar bunlar ancak bidona turşu basarlar ,var mı başka memleketlerde bu kadar çok turşu basma işi ,sonra kalbim tekledi ,tansiyonum fırladı ,

----Bunların fırlasa fırlasa tansiyonu fırlar ,alır “Enapril”i rahatlar ,neyse bizim Enaprilimz hokkalı bir küfürdür , Sinyalci Murat'ı gördün mü ?

----”Var mısın Emrah” ile çıktılar İstiklal'e gidiyoruz falan diyordular ,

----Akşama nevale yapsınlar da kar öncesi parkta diplerde , karanlıklarda dalalım kara muhabbetlere,

---- Bu”Var mısın Emrah “da aylarca Tv de çıktı dikildi ,sıra ona geldi garibim malı götürecek dedik 10 YTL alıp geldi

----He ya , garibim 3 ay evden çıkmadı , Ulan giydiği elbiseleri bile geri almış adiler

----Alırlar Usta alırlar bunlar üste para ile alırlar,

--- "Sana sarı laleler aldım çiçek pasajından" ,

---"Pasaj" değil ulan" pazar"

----Nereden çıktı şimdi bu "lale " işi ?

----Gece sızmışım tv de açık kalmış, bir ara acayip susamışım kalktım bir baktım bu "lale" şarkıcısı tv de bir tombul çocuğa" milletin karsına bakacağına kendi karının değerini bil" falan mealinde laflar ediyordu , bu tombul yanaklı çocuk da bir yamuldu ,bir yamuldu ,nerede ise "bokunu yiyim ağbi " ayaklarında , ulan dedim "laleciler"  bile racon kesiyor bu alemde ,

----Sonra ne yaptın ? Ne yapacağım ulan lale , bastım küfürü ,içtim musluk suyunu yattım rüyaya...

 

   Deli Yazar ve Cahiliz Abi


Cahiliz abi...

23 nov 2008

yazan sokaklarda

    Cahiliz abi...

---- Cahiliz abi ,sen ne zamandır buralarda takılıyorsun ,”Deli Yazar “ falan diyorlar ,sana bir şeyler sorayım ,biz cahiliz abi

---- sor kardeş ,kafamızda olandan sana da veririz

---- abi “Atatürk yalnız mıydı, içki içer miydi?

---- nasıl bir soru ulan bu ,sen de harbiden cahilmişsin, Yalnız mıydı dersen sanmam ama hepimiz yalnızız ve yalnızlık güzeldir be ,şimdi burada bütün gün laflıyoruz ,acayip sosyaliz yani ; çevre dolu ,ama ben harbiden dibine kadar yalnızım ,şartlar olsun sonsuza kadar da yalnız kalırım

----yalnızlık Allah'a mahsustur derler abi

----tamam işte onun için olmuyor ya

----yalnız değildi yani

----değildi tabi kardeşim istese de yalnız olamaz zaten ,bu millet onu yalnız bırakır mı ?

----doğru be abi ,içki durumu ?

----içermiş tabi kardeşim sen içmiyor musun ?

----yok be abi ,biz ancak çay demleyip çay içeriz

----tamam işte ,çayı çok mu seviyorsun da içiyorsun ?

----sabah kahvaltı da iyidir

----kahvaltı tamam da ,akşam ne iş ?

----yine demleriz ,içki pahalı be abi ,bir de ayarımız bozuluyor ,hani olmayacak sorular aklıma takılıyor ,bir de doyamıyorum sapıtıyorum be abi

----anladık kardeş aynen hepimiz aynıyız ,senin cahilliğin ile alakalı değil ,yani Atatürk içerdi vede afiyet şeker olsun ona

----Deli abi Baykal çarşaflılara rozet takmış ,biz gitsek sen cahilsin önce ilk okul diploması al kardeş derler ,ben demi çarşafla gideyim ,şu sıralar da kayıt devam ediyor mu ,bizim karıyı çarşaflayıp yollayayım partiye

----yolla bakalım ,alacaklar mı ?

----yok be abi bizim derdimiz bir iş bulup işe girmek be ,cahili be abi

----boş ver sen çarşafa dolananları ,ben parka gidiyorum ,Yaşar da orada, iddia'dan elli kağıt kapmış yine ezelim şu elli kağıdı

----kaleci Yaşar abim mi ?

----ne kalecisi ulan , O Luna Park kalecisi

----olsun be abi az sigarsını almadım onun

----bu lodos kara yele döner mi abi?

----bana ne ulan kara yelden ,ben sürekli lodosum ,kara yel olsa ne olur ,

o da lodoslaşır ...

 

          Deli Yazar ve Cahiliz Abi


    karŞı Tez' in
   .::YİNE YÜREKLER YANDI::.Adlı yazısına yaptığım yoru

        "Tüm bunlardan sonra ...

" Tüm bunlardan sonra ,çıkıp da baş sağlığı dilemek ve yola devam etmek ,nasıl bir midedir hiç anlayamadım ,ot yemesi gerekenlerin et yediği bu dünyada ,"elbet bir gün" demek kadar da anlamsız kelime yoktur , şimdi bilemem ama yarın herkes bilecek ve çok şaşıracak...

selamlar..."

Şimdiki perde;rezalet perdesi

 

---- gelinen nokta ; ki , son nokta demiyorum , gelinen nokta; rezalet noktası ,artık her şey sıradan ,standart insanlar için bile rezalet , rezalet ve utanç artık sıradanlaştı ,

---- nasıl yani be Deli ?

---- Nasıl olacak ,en yakın ve en sevdiğin insanları bile kandırdığın,yalan söylediğin ve bunu neredeyse sıkılmadan yaptığın bir dönem , parasız ve işsiz kalan adamın mecburen yapacağı ve sonrada bunu normale bindirerek yapacağı,daha da abartacağı bir döneme girmiş bulunmaktayız ,

---- borç falan alırken doğru söyleyen ama geri ödeme durumunda yalana başlayanın, borç ararken de daha ağır gerekçeler söylemeye yani ;yalanlar söyleyemeye başladığı bir dönem,

----daha da ağır gerekçeler ,daha da ağır gerçekler haline geldiği bir dönem , insanlar yalan gerekçelerin nasıl gerçek gerekçeler olacağını göreceği bir dönem

----yani söylemek zorunda kaldıkları yalanların gerçek olmaya başladığı bir dönem

---- yani karımı doktora götüreceğim para lazım diye yalan söylerken bunun artık doğru olduğu ve bunun bile gerçek bile olsa etkisiz kaldığı bir dönem

----zorunda kalmanın rezalete dönüştüğü , rezil durumların daha da rezil durumları tetiklediği bir dönemdeyiz yani ; rezalet perdesindeyiz,

--- rezalet perdesini devanı hangi perde olacak ?

----bundan sonraki perde ; cinnet perdesi olacak ,işte o perde ile son perdeye daha da yaklaşacağız

----yani anormalin , mevcut normalin yerini aldığı dönemdeyiz ve bunu daha da anormalin normal olacağı dönem takip edecek diyorsun ,

----aynen öyle be Deli...devam etmeyelim benim mideme vuruyor ,midem yanıyor

---sen mide delisi oldun ,biz beyin delisi ,senin miden yanıyor, benim beynim yanıyor

      

  Deli Yazar ve Kaleci Antrenörü Yaşar...

-----“Ya sev ya terk et” diyenler ;aslında kendileri gidecek yer aramaktadır ,

--- Yada terk ettikleri yerler vardır,

--- Ya da terk edecekleri yerler vardır,

--- Sevmedikleri bir yer vardır ve orayı terk edeceklerdir ,

--- “Yahu ben sevemedim ama nasıl terk edeceğim bilemiyorum”durumudur,

--- Ben terk etmeden sen terk et de ben de rahat rahat seveyim,

--- Boşanmadan olmaz, salak mıyım terk edeyimdir,

--- Ben onu seviyorum bu yuvayı yıkmayın hakim bey ,

--- Sevmiyor hakim bey terk etsin ,

--- Terk edeyim de o kadını bu eve mi getirsin ? Sevmiyorum ama terk de etmem,

--- Bak işte sevmiyormuş ,neden gitmiyor ?,

--- Sen git ,ben niye gideyim,

--- Burası benim ben gitmem,

--- Babanın malı mı ? Sen git ,

--- Sevmeden de birlik de yaşayabiliriz , bu bir mantık işidir ,

--- Mantıkla olmaz bu iş aşk işi ,

---- Ne aşkı kardeşim , sende aşk varsa bende yok ,

---- Sen en iyisi , başına bela alma ver de kurtul ,

---- Nasıl yani verirsem kurtulur muyum ?,

---- Herhalde kardeşim ver , bırak git kardeşim , sen daha iyilerine layıksın,

---- Tabii ya kafam rahat eder , ben de işime bakarım ,

---- Gittiğin yerde dikkat et orada da sana “sev “ diyecekler , aman ha sakın mırın kırın etme , sev ,okşa ,

---- Ben zaten sevmediğim yere gitmem,

---- Ne kadar seversin ,

---- Terk etmeyecek kadar ,

---- Aman ha ,yoksa aynen şut ve gol ,

--- “ Sev dedi gözlerim”,

---- “Terk etmedi sevdam beni “,

--- Sevmek yetmez ,sevdalan diyorsun,

---- Ya sevdalı ol , ya da arazi ol,

---- Aynen buhar ol ,

---- Birlikte yaşayamaz mıyız ?

---- Aynı evde mi ?

---- Yok aynı bahçede,

---- Hangi bahçede ?

---- ... !

---- Uzatma , Deli ,

---- Sakız gibi ,yapıştı bırakamıyorum,

---- Buza sok

--- Buza mı ?

---- Karpuza ...

                             Deli ve Kaleci Antrenörü yaşar...

Bunlar Lunapark kalecisi be,

---Dün kahvede Fener maçını seyrediyoruz ,adamlarda bir kaleci var aynen “Lunapark kalecisi “...

---nasıl yani ?

---nasıl olacak ? Çocukken Lunaparklarda 5 atış yirmi beş hesabı 3 gol atana 1 Malboro verirlerdi,oradaki kaleciler sadece topu kaleye sokmamak için yumruk, tokat dışarı vururlardı ,yani topa vurup ta sana gelse sen bunu aynen tekrar vuramazsın, yani kaleci için önemli olan topu kale dışına vurmak , ama gerçek kaleci topa öyle kafasına göre vuramaz , vurursa ; aynen, topu Lugano kafayla boş ağlara yollar ...

---Ama bizde , hepimiz aynen topa sadece vurur uzaklaştırırız ,s orunlar aynen o saniye gider ama geriye dönüşü kol gibi olur ...

----gol gibi demek istedin herhalde ?!

----tabi , tabi gol gibi ..

 

İkinci Mavra ; Koşar bunlar ;

----sanki bedava ekmek dağıtıyorlarmış gibi koşarlar ve güzel olan, iyi olanı saralar ve sen o güzele,o iyiye yaklaşamazsın,bunlar kabuk olurlar çekirdeği bırak görmeyi varlığını bile bilemezsin

----ne diyorsun yine ?

----adam ceviz kıracağı satıyor , günlerdir geçerken görüyorum ,”tak ,taak “ vuruyor ,her akşam aynı yerde vuruyor” tak , taak “,aklıma takıldı ,yani sen istediğin kadar kabuk ol ,fark etmez 2 milyonluk alet, traakdiye kırar o kabuğu,

----sen de kargalar gibi yere vurarak ceviz kıranlardansın ,

----aynen öyle , geçen gün karganın teki çatıdan küüt cevizi attı ,hem de arabanın önüne hem yere vurdurdu kırdı ,hemde arabaya ezdirdi ,yukardan seyretti ve aynen kaptı gitti ,karga deyip geçme ,hepimiz fani(şapkalı a ) , kargalar baki (şapkalı a )

---akbabalar da cani (şapkalı a )

---yok be kardeş sen leş olursan ,akbabanın ne günahı var...

 

  Deli ve Kaleci Antrenörü yaşar...


"Alpay'dan bir Bora Ayanoğlu (güller ve dudaklar)bestesinin TRT klibini izliyoruz."


---Hadi bakalım, Tele-Pazar'a çevirdin ortamı ,aslında eskilere götürdün beni ,az mı Fabrika önünde ağaç olmuştuk ,hatırlıyormusun , hem yoldaşlardan saklan, hem de babasına yakalanmama durumları....
---"Bacı "derdik be Deli,biz onlara başka gözle bakmazdık ,demek sen başka gözle de bakıyormuşsun ,
---Ne ulan şimdi bize nerdeyse Halk mahkemesi kuracaksın , gönül ulan bu ferman falan tanımaz
----yürü ulan yozlaşmış Deli
---- hadi ulan Dinazor MAhmut ...






            DeLi ve Dinazor Mahmut

Evren işkencenin faturasını kesti
Kenan Evren: 12 Eylül’ün bakanı özür dilemeliydi

 

----Özür dileseniz ne yazar ,yargılanmalısınız...

----Bunu kim yapacak be Deli ?

----Ben bilmem ben yazar geçerim ,beynim kafatasımı patlatınca ne olur bilemem

----taman be Deli ,beynin kafatasını patlatmasın “tüp bebek hesabı ,tüp beyin de “yaparlar ,işte o zaman beynin patlasın ,şimdi salla gitsin

----sallıyoruz zaten ve bunu bir sabır yöntemi olarak yapıyoruz , yoksa gerçek Deli olmak ince bir sigorta telinin kopması kadar basit ,sallamak ve mavra yapmak sadece ve sadece beyin soğutma olayıdır

----beyin soğutma işini uzun konuşalım bir ara

----Boşver gitsin uzun yazı ,uzun konuşma hararet yapar ve o ince tel ansızın kopabilir ,kısa daima kısa ....

                Deli ve Kaleci Antrenörü yaşar...



işte ; manifesto ( Marx & Engels ) ... ( çizgi film )



 

Tag: manifesto

Her olay da , kıyaslama yapmak ,yada

 

--Dünyada olan her önemli olayda ,benzerlik Ya da farklılıkları ile Türkiye'yi kıyaslamak nasıl Bir şey ?

---onlar da böyle, bizde böyle,Obama böyle , bizdeki böyle , orada siyah biri başkan oldu , bizde esmer biri başbakan olur mu ? değişim orada başladı , bizde de olur mu ?

--- Ya da orada bu adam seçildi ,ama bu adam Ermeni tasarısını desteklermiş ve bu Türkiye için en önemli sorundur aman ha !

---Ya da bu adam Ermeni yasasına karşı idi yazık seçilmedi , ama seçilen adamda o koltuğa oturunca aynı düşünmez , yani ; yeter ki “Ermeni tasarısına karşı ol” gerisi dert değil ...

--- Ya da” pompalı tüfekli adam sabırlı ol” bekle demek ,Ya da”bunların 2 senelik zulası var” demek..

----Bizim mahallenin muhtarı Mustafa Yaşar kahvede oturmuş kalın harflerle , ”Mustafa filmine gittim , çok hoşuma gitti , bana da çocukken Mustafa derlerdi ,Mustafa Yaşar demezlerdi “ diye konuşurken Emekli Rıza amca da “ ulan sana ne Mustafa demesi sana herkes” Musti” derdi , biz de senin filmini yapsak ismini “Musti” koyardık “ , kenarda oturan Kamil 'de “ senin de ilkokulda öğretmeninin adı da Mustafa mıydı “

---- tamam Ulan Deli, o muhabbet ince muhabbet, biz ak derken mok deriz , al başına belayı

----Aynen Ulan Yılmaz,  biz de sana çocukken “ Yıldo “ derdik

 

                              Deli ve Yıldo...

Tag: mustafa

---- Deli Abi ,Das Kapital neden yok satıyor?

-----Bizim sakallı Marks amcamız zamanında bu sistemin her zaman krizlere gebe olduğunu , bu kapitalizmin ne olduğunu kapitalist düşünürlerden bile daha iyi anlatmış ,yani düşmanını kendisinden bile daha iyi tanıyor ,dedikleri de sanki falcı gibi çıkıyor

---- Bu amca falcımı ?

---- Falcı tabii hemde en sağlamından falcı ,Ulan ne falcısı ,bu amcamız en harbisinden Filozof ve Bilim Adamı ,ama bizim Liboşlar ,Marks amcayı bilim adamı değilde falcı gibi görüyorlar ve bu adam bu işi biliyorsa ,bunu kitabında yazmıştır ,yani Das Kapital de yazmıştır diyorlar ve aynen tuğla gibi ciltleri alıyorlar ,bu arada sol yayın evlerine de sistemin bir kıyağı oluyor

---- Alanlar bu kitaptan bir şey analayacak da bu krize çare bulabilecekler mi Deli Abi ?

---- Bu kitabı alan Liboşlar var ya bu kitabın ilk 20 sayfasını bile geçemezler ,midelerine oturur ,beyinleri de almaz ,devreleri yanar, hele bu sistemin zamanı gelince geri dönülmez şekilde son bulacağını ve yerini Sosyalizmin alacağını okuduklarında , şöminelerine atıp hem purolarını hem de Das Kapitali yakıp ,falcıdan kurtulmuş olurlar

---- falcıyı yok etsen ne olacak Deli Abi söylediklerini yok edemesin ki

---- O Liboşlar yine bir şekil yollarını bulur ,sen merak etme olan yine doğru adamlara olur , onun için bırak bu ağır konuları da kap iki çay gel...

 

                                      Deli Abi ve ...

Tag: marks

   Deli ve Sıyrık Talip

------- “ Acayip mortopoz bir tip idi ama mavi gözlüydü,bu özellik ona kafadan avantaj sağlıyordu ....
            Yalnızlık sıkıcıydı ve sıkıcı bir insan yaratıyordu,bu sıkıcı olan yapı onuda daha da yalnız yapıyordu , yani ;Yalnızlık>>>sıkıcı>>>sıkıcılık>>>daha da yalnızlık>>>daha da sıkıcılık>>>....
          Hızlı konuşuyordu ama beyni yavaştı yani neden bu kadar hızlı konuşuyordu ? bu ağır işleyen beyine isyan mı ediyordu ? çene ile beyin arasında nasıl bir savaş vardı ? “

------ Şimdi sen dün bütün gün bunlara mı kafanı taktın ? Yani şimdi bunları bloglayalım mı ?

------- Bana ne kardeşim ne yaparsan yap ben dün bunları not aldım ,sana getirdim ,ister blogla ister mlogla bana ne ben zaten sıyırmışım ,dua et daha sıyrık şeyleri yazıp eline vermiyorum !

------ Tamam ulan Sıyrık Talip ,aman ha daha bunalım şeyler ile bana gelme ,yoksa yevmiyenden keserim ,ha bir de o “mortopoz” da ne kardeşim ? ,böyle bir argo yok...

----- Mortopoz yani tipi kayık denmek ,ben ne bileyim bizim sokaklarda eskiden söylenirdi

---- Hadi , hadi git de biraz daha derinleş , bunlar daha olmamış

---- Deli Yaşar abi ,Bak beni yeme bir şeye yarayacak diye yazıp getiriyoruz ,benimle kafa bulma

---- Tamam tamam , sen yazmaya devam et

---- hadi bana eyvallah ,uykum geldi gidip yatayım

---- Ulan bu çocuk da kafayı sıyırdı be kardeşim ,ne olacak bu gençliğin hali ?

---- Ne diyorsun ulan Deli , çocukla kafamı yapıyorsun ?

---- yok be Recep Usta ,bu çocuk Felsefe de okuyordu ve ben tüpsüz de derinlere dalarım dedi ,ama işte böyle tüpsüz dalarsan vurgunu da yersin ,biz de vurgun odası muamelesi yapıyoruz ne yapalım ,hayır işi diyelim

----- Bizim orada da böyle tipler var ,anlamsız anlamsız konuşuyorlar biz tamam tamam deyip idare ediyoruz , ulan gençlik aşırı doz acayiplikten ne hallere geldi vay be ..!

------ Nerede o eski Bunalım tipler be , şimdikileri ben bile anlamıyorum

                       Deli ve Sıyrık Talip

Komşu sokağa düşerse Resesyon , sen düşersen Depresyon...

----Hele ben düşersem o sokak harbi arka sokak olur,

--- Herhalde susam sokağı olacak değil...

--- Peki bizim Perihan abla düşerse ne olur ?

---Alageyik sokağı olur ne olacak...

---Resesyon ancak bu kadar anlatılırdı,

--- Eyvallah ,bekleriz.

--- Çok Delisin.

--- Mersi...

         Delisin ,delisin ,delii.

Obama gelse ne yazar ...

 

---Adam parmak arası terlik ile sokaklarda dolaşıyor her türlü azınlıklara,ezilenlere falan sahip çıkar gibi duruyor ve bizim enteller ,liboşlar acayip seviyor

---yine deli dersin ama ben ne dersen de konuşurum , tartışılan “Kapitalizmin” bu çağda “Emperyalist” aşamada olduğunu ,globalleşme falan olaylarının “Emperyalizmin” doğal yapısı olduğunu bilirim ve “Kapitalizm “ kavramını ancak yeni hazmeden sistemin karşısında “siz Emperyalist sistemin sadece ve sadece bir dişlisisiniz kardeşim “ diyerek durmak gerekli, onu bilirim , bu krize de Obama falan ilaç olamaz , olsa olsa araç olur ve bu Emperyalistler savaş çıkartmazlarsa rahatlamazlar , ki bu savaşlar zamanında dünya savaşları şeklinde olmuştur, şimdi ne olur ? onu da bilemem ...

---Yani ; Kapitalizm falan diyerek masum gösterilen bu sistem aslında kısaca Emperyalizmdir ve Obama da Emperyalizmin Amiral gemisine “ kaptan” mı olacak ?

--- Olacak herhalde ve bu olay , biz de Bayram olarak kutlanacak ...

--- Bayramlar iyidir be abi !

--- Ha evet ,” Bütüün Dünyaa bunaa inansaa , Hayat Bayraam oolsaa...”

                   Deli Yazar ,....

Tag: obama

Elinde şemsiyesi olan, yağ yağmur der ...

 

----ne yani sen şemsiye taşımaz mısın ?

--- ne şemsiye taşırım , ne de yağ yağmur derim , sucuk gibi ıslanırım iyi oldu be derim, yağmuru şemsiyem var diye istemem , yağarsa yağsın ,akarsa aksın ,yağmurdan korkan sokağa çıkmasın...

--- Taş yağsın ulan senin başına

--- yağsın ulan bir tek benim başıma yağsın

----git ulan işine bana uzak ol da, başına taş mı yağar baş mı yağar beni ilgilendirmez...

----fark etmez kardeşim , bir gün her kes Deliliği tadacak ve tecrübeli deli olarak biz size sadece “acemi oğlan “muamelesi yapacağız , biz de geçtik acemi bölüğünden ...

---ulan deli seni yazıyorsun anladık da ,kimse yorum falan yazmıyor ne iş ? Kendi kendine konuşana Deli derlerdi ,sen hem kendi kendine konuşuyor hem de kendi kendine yazıyorsun !?!

--- sorduğun sorunun cevabı ; sorunun içinde ; Delinin yanına Deli gelir ,yazdığının yorumu da olmaz , bulaşma Deliye durumu

                   Deli ; akıl düşmanı ....

Pire için yorgan yakanlar ; “ Blogger(blogspot)'a ve Blog yazanlara Özgürlük ...”

Susulacak gibi değil artık, bunlar komple interneti bile yasaklar , yani pire için yorgan değil , bütün mekanı bile yakarlar , kısacası YUH BE kardeşim YUHH...


DeLİ Yazar ....

-aşağıdaki Aşağıdaki  Duyurunun Olmayacağı bir TÜRKİYE  için ...

ilan edil(e)meyen şeyler (savaşlar )...

Zaten mevcutta yaşanıp da açıkça açıklanamayan şeyler ; bunlar aslında öyledir ve biz bunu açıklayamaz ve ilan edemeyiz ,bu belki bizim korkaklığımız belkide uyanıklığımızdır , hani bırak böyle idare edeli belki ilerde işimize yarar , bizim geçmiş genlerimiz de de vardır ;her zaman açık kapı bırakmak ,köprüleri tam yıkmamak , bu aslında esnaf toplumundan harbi kapitalist topluma geçmemekten de kaynaklanır bizde patron olanlara bile işçi çıkarmak işi zor gelir ,son aşamaya gelir ,kovacağı adama neredeyse ağlar , acayip diller döker vaatlerde bulunur , Ya da evliliklerde de aynı durum vardır ;ilişki bitmiştir ,olay bitmiştir ama bu açıkça ilan edilmez ve o zulüm yıllarca çekilir , savaşlar yapılır ama bu ilan edilmez ,ilan edilmemiş bir savaş içinde hayatımız geçer , kim kiminle düşman bilinmez çünkü ilan edilmez ,açıkça ilan edilenler ise alttan alttan işbirliği yaparlar , adam aşık olur yıllarca bunu ilan edemez, bu örnekler çoktur ve bu örneklerin tamamı ,korkaklığa ve kalleşliğe dayanır ve her korkak kalleştir, her kalleş de korkaktır genellemesi bizim gibi kapalı devre yaşamlarda ve toplumlarda olayı toparlar ...”

--- Yahu sen yine ciddi, depresif yazılar yazmaya başladın ,bak her zaman bu kadar yumuşak olmam ,artık kabul et bu blog Deli Yazar ın Blogu ,böyle yazılar yazacaksan kendine başka blog bul kardeşim

----Ulan deli kaptın Blogu dağdan gelen dağdakini kovar hesabı ,şu aralar blog işler ile fazla takılamıyorum , yoksa aynen bağlarım deli gömleğini ,biblo gibi oturur kalırsın

--- tamam ulan ,bir şey demedik arada sıra yaz ,ama beni de milleti de bayma ..

Deli Yazar'ın Yeri ...

Kızartma kokusunun cazibesi...

 

---Ulan kim balık kızartmışsa acayip kokuyor ,

---sen öyle diyorsun da aç olan için kızartma kokusu kadar cazip ve kışkırtıcı olan Hiçbir şey yoktur

---bizim kızartma kokularının cazibesine karnımız tok, onlar istediği kadar kızartsınlar ,istediği kadar kokutsunlar ,biz o kokulardan nefret ederiz ,hani tükürük köftecileri daha iyi koksun diye ızgaraya kuyruk yağı atarlar , aynen köfteye hücum edersin,ya aynı hesap ,bu koca kafalar her gün yeni bir kuyruk yağını ızgaraya atıyorlar ,biz de o boktan köftelere saldırıyoruz ,

---bu Millet artık bu kokuları da kaynağını da iyi görmeleri lazım

---bırak şimdi vaaz vermeyi ,benim bu kokulara karnım tok , ızgarayı ,tavayı kim yakıyor ?,altını kim yelliyor ?, kömürü , gazı kim veriyor ?,kim duman altı oluyor ? , kimler esas kebabı yiyor ? Bunları çok iyi biliyoruz ,bu dumanlara ,bu kokulara karnımız tok , gariban Milletimiz de bir gün anlar o kokuların kaynağını ...

---aç dolu aç ,

--- aç gezeceksin, bu kokulara düşmeyeceksin ,kızartmalar zararlıdır, sade ekmek ye ama bu tava da balık olma ...

                   Deli...

   Cin şişede kalsın...

--- Çay içenle şarap içen bir olur mu ?

----Bu ne şimdi yarışma sorusu mu ?

----Yok be Deli , bu konu da bazı laflar duymuştum da şimdi akılıma geldi ;hani bazı entel yazarlar var ya kendi milletine her alanda küçümser bakarlar , o tiplerden biri bu soruyu soruyor ve “adamlar şarap içip derin tartışmalara giriyor ,cesur ,sınırsız düşünüyor “diyordu .

Biz şaraba sarsak bir şişe ile kalmayız ki , biz bu bitti git bir kasa daha al ,bundan bir b.k anlamadık deriz , o tartışma sokak taşlarına olan yakınlığımızla sona erer, biz ayarsız adamlarız ya tam var ya da hiç yok , onun için biz demlik demlik çaya devam edelim

---Yani sınırlı ,sorumlu muhabbetlere devam

---Aynen sınırlı ve sorumlu ve de tortulu

---Sınırlı ,sorumluyu anladık da ,tortulu da ne ?

---Tortulu tabi ; biz de muhabbetler sınırlı ve derine inmeden olunca ,dipte tortular, çamurlar ve her türlü asitli pislikler birikerek , kalınlaşarak patlamaya hazır saatli bomba gibi bekler durur

---Dip taraması yok diyorsun ,

---Üsten, üsten ;darıltmadan , kısa kısa ve anlık ,tortuya, çamura bulaşmadan ,

---Çoğu da ; açık çay , sallama çay muhabbeti

---Bilinçaltı,bilinçaltında kalsın ,şarapla açılan kapılardan çıkan bilinçaltı ,bizi bozar ,biz demli çayla demlenip bilinçaltı kapılarını iyice kaynaklayalım, cin şişede kalsın ...

---Cin şişede kalsın ...

---Kalsın...

                                      DeLi...

Tag: cin

Deli Yazar'dan Bayram Mektubu...


Deli Yazar

"İnadına Fener" yazmış  duvara ...
---aynen bizim vatandaşlarımız  inatcı abicim ,biz parayı bu adamlara veriyoruz ,ne yaparsa yaparlar ,alamanya ya mı kalmış hesap sormak , biz bu parayı dava için veriyoruz , nereye giderse  gider,bu adamlar barda ,pavyonda harcamıyorlar ya , muhakkak hayırlı bi yere gidiyordur ,şikayet eden bi hayır sever var mı ?
--- yani bu yazıyı bu hesap mı yazdın ?
---herhalde abicim...   afişteki ; küçük , yoksul ama bir o kadar da sevimli kızcağız şimdi aç kaldı ,kına yaksınlar
---o küçük kızın karnı doyar merak etme ,ama sizin toramanlar nasıl doyar onu bilemem
---işte onun için inadına fener ,Deli kardeş.!
                                                  Deli Yazar ve inatçı fenerli  



hep merak edeceğiz...

----Her şeyi merak edeceğiz, hiç durmayacak bu merakımız,

----Bir belgeselde,filmde sol adına yapılan her türlü yayında hep merak edeceğiz

--- Denizler her an,her şekilde gösterilirken,Mahirlerden niye bahsedilmiyor diye...

----İbo'lar niye hiç hatırlanmıyor diye hep merak edeceğiz...

----Yetmişin ,seksenin Solundan bahsederken hep Dev Genç hep Dev yol, hep Deniz Gezmiş ama hiç Mahir ,hiç İbo,hiç Dev sol , hiç Halkın kurtuluşu... neden bu böyle hep bunu merak edeceğiz ...

----Neden diye ,neden diye ,hem de bunlar büyük Tv kanallarında çokça gösterilirken , küçük sol kanallarda bile aynı şeyin olduğunu hep merak edeceğiz ,

--- Ve hep Fatsa ve niye hep Fatsa merak edeceğiz, Aybastı niye yok diye,İstanbul... niye yok diye merak edeceğiz , ve hep Mamak,Diyarbakır niye Metris yok , tek tip direnişleri, ölüm oruçları niye yok diye merak edeceğiz...

      Meraklı Deli...

Tag: merak

Gel bunları Tv 'de tartışalım..

---- Olay artık belden aşağı şekilde gelişiyor ,artık işin içinde şeref,namus,haysiyet girdi

---- Oğlum Deli sen iyice gündemin dalağına dalmışsın

---- Sen de yandaş medyanın adamı mısın kardeşim ?

---- Hangi yandaş ulan Deli

----Muhtar Metin den yana olan medya

----Yerel seçim olacak sen de aday ol sana oy verelim

----Gel bunları Tv 'de tartışalım..diyorum ben

----Hangi Tv ?

--- Yandaş Tv

----Yok kahvedeki Tv.

--- Bu olaylar piyasaya olan güveni de bitiriyor ,esnaf kan ağlıyor ,o daha da namus ,şeref kavgası diye ortama duman salıyor,

----Böyle şey yok kardeşim Amerika bile bizim bankalardan 10 milyar dolar destek,koltuk almış ,biz bu bunalımdan avantalı bile çıkarız kardeşim

----Ulan adamlar 700 milyar pompaladı yine olmuyor, senin 10 milyarına mı kaldı..

----Biz soğan yiyoruz kardeşim bizim beynimiz onlardan daha kral çalışır ,sen kafanı yorma ,gün gelecek bütün gavurlar bize biat edecek, sen daha da dalga geç

--- Olimpiyatlarda da full altın çekeriz dimi o zaman ?

--- Ona garanti veremem o işler farklı işler ,alırız Afrika'dan beş on zenci köle ,o işi de hallederiz evelallah

--- Oğlum Deli bırak bu gündem maymunu olmayı ,felsefe falan oku

--- Korkuyorum be usta ?

--- Neden korkuyorsun ?

--- Bende Felsefe korkusu var ,

--- O da ne ulan Deli ?

--- Ne olacak ? Derine inmekten ,kuyudan çamur çıkarmaktan korkuyorum,ya çıkamazsam diye korkuyorum ,böyle yarım akıllı idare ediyoruz

--- Felsefeden korkma geç kalmaktan kork

--- Bak işte aynen "veremden korkma geç kalmaktan kork “ hesabı ; ben felsefeye dalarsam verem olurum be usta ,böyle iyi ....

 

                 Deli , usta...

Tag: tv

Uzaktan kumanda pili olmak “

----Ne kadar zor bir olaydır “uzaktan kumanda pili “olmak , bakkaldan alınıp da biten pilin yerine konulmak ve her açıdan ,sağda,soldan, yukardan,aşağıdan ,ota , b.ka , nereye tutarsan tut televizyona kumada eden cihazın enerjisi ;pili olmak , ama her şeyin bir sonu vardır , sen ne kadar iddialı olursan ol , sonuçta senin ömrün ; uzaktan kumandayı kullanan elin , hatta parmakların keyfi ile doğrudan orantılı , yani sen sade ve sadece “uzaktan kumanda pili”sindir , fazla havaya girmene gerek yok , günün gelir açık bir pencereden aynen sokağa atılırsın ve sen de kendini “ olmazsam olmaz” zanneden beyinsizliğine lanet edeceksin , ama sen lanetini ederken başka bir uzaktan kumanda pili çoktan işine başlamıştır...

---- Ne yani Deli biz şimdi bu masaldan ne ders çıkaralım ?

---- Bizim bir ders çıkarmamıza gerek yok biz hiçbir zaman” uzaktan kumanda pili “ olmadık , olanlar düşünsün

---- Peki Deli , şarjlı piller var , bitiyor aynen şarjı basıyorlar , tekrar doluyor

---- Gün gelir o tekrar şarj da tutmaz ve o süreç, o pil için çok zor geçer , bayağı terbiyesiz ve saldırgan olur , iki de bir kendinde olmayanlardan bahseder

---- Deli sen işi yine sapıttın

--- Ha , ne diyordum , Tv seyrederken en sinir durum uzaktan kumanda pilinin bitmiş olmasıdır , yedek pil de yoksa , her kanal değiştirmede Tv yanına gidip kanal değiştirmek bir süre sonra zor oluyor , hangi kanalda kaldıysa o kanala razı olup mecburen ona takılıyoruz , lanet olsun o mecburen seyrettiğimiz kanala

--- He ,evet !?

                                     Deli (yazar )

Tag: pil

son 3 yazı

20 set 2008

yazan sokaklarda

Dikkat Boykot Var ...

---deli sana akıl danışacağım
---ne vardı ? %47.5 Arif,
---biliyorsun biz artık Medya boykotundayız, Şimdi ben Artık "Haydar Dümeni " de okuyamayacak mıyım ?

---korkma Sizde daha iyi Haydarlar vardır , hem istersen ver parayı ben gidip alırım sana çaktırmadan veririm ,evde gizli gizli okursun ,sizinkilere söyle istedikleri gazataları gider alırım ,maksat muhabbet olsun


Deli ve % 47,5

Siz hangisindensiniz ?

hem gözlüklü,hem gıcık,

<!-- @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } P { margin-bottom: 0.21cm } -->

---özkan abi ,bir insan ; hem gözlüklü,hem gıcık,hem de bu kadar da mı hasta eder adamı ?

---nasıl lan Deli ? Getirmişsin iki resim ,bana yorum yaptırıyorsun

---bu resim var ya bu resim OH HAI ne iş ise beni aldı götürdü ,daha önce de buna delirmiştim

----ulan bunların alayı gözlüklü ve senin ilkokul hocan kesin kadın ve kalın gözlüklü idi

----nereden bildin ulan çok  bilmiş

----paso tokat, paso kulağa tırnak takma...

----ulan harbiden iyi ki seni psikolojiden atmışlar ,yoksa al sana yerli malı Freud

----biz zaten sokakların Freud uyuz

----bizde Freud un delisiyiz

----sen beni de sıyırttın ya helal olsun , neydi ulan o kağıda yazdıkların ,yazını düzelt oğlum

----düzeltcezz dedik ya


Deli, Özkan

artık Yazdım bir kere …
—Biliyorum ne dediğinizi ; ben bile okuyamıyorum ,ama Deli zorla yayınlattı ve bundan sonra olamazsa Hattat Niyazi’ye yazdıracağını söyledi, hadi bakalım …

Ustanbul ;İstanbul'un Usta Bulma ,Usta Yönlendirme Servisi...

İspatlamayan şerefsizdir “


----ben de aynen diyorum bu söylediklerini ispatlamazsan şerefsizsin

----ne söylemişim kardeşim ,ne söylediysem ispatlarım, şahitlerim de var ,görüntülerim var , beni fazla kıllandırma ,mahallede kapı dışına kafanı bile çıkaramazsın ,

----ne yani şimdi sen bana “biat edeceksin “ mi diyorsun ,biz de “biat” geleneği yoktur ,

----ister “biat “et ister kıllık yap sana bir hafta süre veriyorum , iftardan sonra kahveye geleceksin ve bu işleri anlatacaksın,

----sen hep aynı adilikleri yapıyorsun , ben bakkal iken de demediğini bırakmamıştın , şimdi Muhtar olduk yine adiliklerin devan ediyor , kardeşim ne var yani mahalleye yeni taşınan yalnız bir kadına yardım etmek kötü bir şey mi ?

---ulan anladık yardım ediyorsun da , sabaha kadar mı yardım ediyorsun yuh be ,

---sabaha kadar yardım ettiğimi ispatlamazsan şerefsizsin

---ulan cep telefonu ile çekimlerini yaptık , apartmanın kapısından çıkarken görüntülerin var ve aynen kahvede gelip bize “biat “etmezsen ” Youtube “de gördüm seni olursun ,

---ne “Youtube”mi ? , ulan her zaman aynı taktik , ama eşinin,dostunun işini gördüğümüzde ,o biçim mangallar yapıyordun şimdi “Youtube” diyorsun , tamam kahveye geleceğim , ama sende her işe maydanoz olamayacaksın

---bilmem artık...

---ne bağırıyorsunuz ulan s.tirin gidin başka yere

---Ne haber Deli abi

---ne oluyor ulan sabah , sabah pencerenin dibinde beynime girdiniz ,bu göt hesaplarınızı gidin başka yerde yapın adi herifler , sizin şerefinizde namusunuzda ; para ulan para , paranız varsa şereflisiniz ,yok sa şerefsiz , biz de para zaten yok , o zaman onurlu olmak bize yeter...

----tamam abi ,tamam da , nasıl konuşuyorsun öyle ?

----yürü ulan yürü , çocuğun lazımlığını kafanıza boşaltmayayım...yürü.


Onurlu Deli ve Şerefli şerefsizler...